
KOKU NAKLİ
Dedi ki: "Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur.
Sizi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.
Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür
hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin." Kafile (Mısır'dan)
ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: "Eğer beni bunamış
saymıyorsanız, inanın Yusuf'un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum."
(Yusuf Suresi, 92-94)
Bugün bilim adamları, fotonlar gibi, atomların ve koku moleküllerinin
de yakın bir gelecekte naklinin gerçekleştirilebileceğini ifade
etmektedirler. Yusuf Suresi'nin 94. ayetinde, Hz. Yusuf'un babası
oğlunun kokusunu duyduğunu dile getirmektedir. Bilim adamları yakın
gelecekte üç boyutlu görüntü veya resmin gönderilmesi gibi, koku
naklinin de teknolojik olarak mümkün olduğunu belirtmektedirler.
Dolayısıyla bu ayetin, günümüzde üzerinde çalışılan koku nakline
ait yüksek bir teknolojiye işaret etmesi mümkündür.
Çünkü koku algısı -tıpkı diğer algılarımız gibi- beynimizde oluşur.
Bir limon kabuğundan çıkan kimyasal moleküller burundaki koku algılayıcılarını
uyarır. Buradan elektrik sinyali olarak yorumlanmak üzere beyne
iletilirler. Dolayısıyla bu kokuya ait sinyal suni olarak başka
şekilde oluşturulduğunda da, kokunun aynı şekilde duyulması mümkündür.
Nitekim "elektrik burun" olarak bilinen teknoloji de bunun mümkün
olabileceğini gösteren çalışmalardan bir tanesidir.
İnsandaki koku alma sistemi, on binden
fazla kokuyu rahatlıkla ayırt edebilmeyi mümkün kılmaktadır. Belli
bir kimya eğitimi almış uzmanlar bir parfümdeki yüze yakın kokunun
kaynağını teşhis edebilirler.195 İşte insan burnundaki
bu üstün yaratılış, birçok bilim adamını benzer cihazlar tasarlamaya
teşvik etmektedir. Dünyanın değişik araştırma geliştirme merkezlerinde,
insandaki bu koku alma sisteminin kopyaları üretilmeye çalışılmaktadır.
Burun örnek alınarak geliştirilen bu modellere "elektronik burun"
adı verilmektedir.
İnsan burnundaki proteinlerden oluşan reseptörlerin yerine, elektronik
benzerlerinde, bir dizi kimyasal alıcı kullanılır. Bu alıcıların
her biri değişik kokuları algılayacak şekilde dizayn edilir; seçicilik
kapasiteleri arttıkça üretimleri zorlaşır ve fiyatları yükselir.
Sensörlerin çevreden topladıkları sinyaller, elektronik sistemler
yoluyla ikili kodlara dönüştürülür ve bir bilgisayara gönderilir.
Elektronik sistemler koku alma duyusunda görevli sinir hücrelerinin,
bilgisayar da insan beyninin bir taklidi olarak düşünülebilir. Bilgisayar,
kendisine gelen bilgileri değerlendirmek için programlanır ve bu
sayede aldığı ikili kodlamadan oluşan sinyalleri yorumlar.
Bu yöntemle geliştirilen elektronik
burunlar, başta gıda, parfüm, tıp ve kimya sanayi olmak üzere değişik
sektörlerde kullanılmaktadır. Üniversiteler ve uluslararası kuruluşlar
söz konusu projelere büyük destek vermektedir. Buna rağmen, Warwick
Üniversitesi'nden Julian Gardner'in belirttiği gibi, elektronik
burun teknolojisi henüz başlangıç safhasındadır.196
NASA’da görevli bilim adamları da uzay araştırmaları için, ileri
derecede duyarlı yapay burun geliştirmektedirler. Bu cihaz neredeyse
her türlü kimyasal bileşimi ayırt edebilecek, insan burnundan daha
hassas ölçümler yapabilecektir. Bu yöntemle uzay istasyonunda zararlı
maddelerin tespiti mümkün olacak, akıllı bir güvenlik sisteminin
parçası olarak çalışacaktır. (Ek dipnot: http://science.nasa.gov/headlines/y2004/06oct_enose.htm?list1037616;
"Electronic Nose", 6 Ekim 2004.)
İşte bu teknoloji, ses, görüntü gibi koku naklinin de yakın bir
gelecekte mümkün olabileceğini göstermektedir.

195.
Elise Hancock, "A Primer on Smell", Johns Hopkins Magazine, Eylül
1996.
196. Mia
Schmiedeskamp, "Plenty to Sniff At", Scientific American, Mart 2001;
http://www.sciam.com/2001/0301issue/0301techbus1.html.
|