
KARINCALARIN İLETİŞİMİ
Kuran'da Hz. Süleyman'ın ordularından bahsedilirken, karıncaların
arasında bir "haberleşme sistemi" olduğuna işaret edilmektedir:
Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi
karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin,
Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçmesin."
(Neml Suresi, 18)
20. yüzyılda karıncalar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar,
bu küçük hayvanların çok organize bir sosyal yaşantıları olduğunu
ve bu organizasyonun gereği olarak aralarında çok kompleks bir iletişim
ağının var olduğunu ortaya koymuştur. National Geographic
dergisinde yayınlanan bir makalede bu konudan şöyle bahsedilmektedir:
Büyük veya küçük herhangi bir karınca,
başındaki karmaşık duyu organlarıyla, milyonlarca hatta daha fazla
kimyasal ve görsel sinyalleri yakalar. Beyin 500.000 sinir hücresi
içerir; gözler birleşiktir; antenler insandaki burun ve parmak
ucu gibi hareket eder. Ağzın altındaki projeksiyonlar tadı algılar,
kıllar dokunmaya karşılık verir.167
Biz farkına varmasak da karıncalar, hassas duyu organları sayesinde
oldukça farklı iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan
birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya kadar
hayatlarının her anında bu duyu organlarından faydalanırlar. 2-3
milimetrelik vücutlarının içine sığdırılmış 500.000 sinir hücresiyle,
insanları hayrete düşürecek bir iletişim sistemine sahiptirler.
Bu hayvanların iletişimlerindeki tepkileri
belli başlı kategorilere ayrılmıştır: Alarm verme, toplanma, besin
yerini haber verme, temizlenme, sıvı besin değişimi, gruplaşma,
tanıma, kast belirleme...168 Bu tepkilerle düzenli
bir toplum yapısı oluşturan karıncaların, karşılıklı haber alışverişine
dayalı bir hayatları vardır. Karıncalar bilgi alışverişi sağlamada,
kimi zaman insanların konuşarak halledemediği konularda (toplanma,
paylaşma, temizleme, savunma vs. gibi) çok daha kusursuz bir iletişim
sergilerler.
Karıncalar
daha çok kimyasal düzeyde bir iletişim gerçekleştirirler. Karıncaların
iletişim kurmak amacıyla kullandıkları kimyasal maddeler, yarı-kimyasallar
(semiochemicals) olarak bilinen "feromen"lerdir. Koku olarak algılanan
ve iç salgı bezlerinde salgılanan bir sıvı olan "feromen"ler, karınca
topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü oynar. Bir karınca
sinyal olarak bu sıvıyı salgıladığında, diğerleri koku veya tat
alma yoluyla mesajı alır ve cevap verirler. Karınca feromenleri
üzerinde yapılan araştırmalar, tüm sinyallerin koloninin ihtiyaçlarına
göre salgılandığını ortaya çıkarmıştır. Ayrıca karıncaların salgıladığı
feromenin yoğunluğu, içinde bulundukları durumun aciliyetine göre
de değişmektedir.169
Görüldüğü gibi, karıncaların yaptıkları işlemleri yapabilmek için,
kapsamlı bir kimya bilgisine ihtiyaç vardır. 14 asır öncesinde,
karıncalar hakkında böylesine ayrıntılı bilgi sahibi olunmadığı
bir dönemde, karıncaların iletişimine dikkat çekilmesi Kuran'ın
bilimsel mucizelerinden biridir. (Detaylı bilgi için bkz. Harun
Yahya, Karınca
Mucizesi, Araştırma Yayıncılık)

167.
National Geographic, c. 165, no. 6, s. 777.
168.
Bert Hölldobler-Edward O.Wilson, The Ants, Harvard University
Press, 1990, s. 227.
169.
Bert Hölldobler-Edward O.Wilson, The Ants, Harvard University
Press, 1990, p. 244.
|