
DOMUZ ETİ VE SAĞLIĞA ZARARLARI
O, size ölüyü (leşi)- kanı, domuz etini ve Allah'tan
başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı kesin olarak haram kıldı.
Fakat kim kaçınılmaz olarak muhtaç kalırsa, taşkınlık yapmamak ve
haddi aşmamak şartıyla ona bir günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır,
esirgeyendir. (Bakara Suresi, 173)
 |
Domuz eti yenmesinin sağlığa zararlı pek çok yönü bulunmaktadır.
Bu zararlar geçmiş dönemlerde olduğu gibi, alınan her türlü tedbire
rağmen günümüzde de söz konusudur. Herşeyden evvel domuz, her ne
kadar çiftliklerde, bakımlı ortamlarda yetiştirilirse yetiştirilsin,
kendi pisliğini yiyen bir hayvandır. Gerek pislikle beslenmesi gerekse
biyolojik yapısı nedeniyle domuzun bünyesi diğer hayvanlara oranla
çok fazla miktarlarda antikor üretir. Yine domuzun vücudunda diğer
hayvanlara ve insana oranla çok yüksek dozda büyüme hormonu üretilir.
Doğal olarak bu yüksek dozdaki antikorlar ve büyüme hormonu, dolaşım
yoluyla domuzun kas dokusuna da geçerek birikir. Bunun yanı sıra
domuz eti çok yüksek oranlarda kolesterol ve lipid içerir. Bunların
sonucunda tüm bu aşırı düzeydeki antikorlar, hormonlar, kolesterol
ve lipidlerle yüklü olan domuz etinin insan sağlığı açısından önemli
bir tehdit olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Bugün domuz etinin yoğun olarak tüketildiği ABD, Almanya gibi ülkelerin
nüfuslarının önemli bir bölümünü oluşturan normalin çok ötesinde
şişman kimselerin varlığı, artık alışılmış bir durum olmuştur. Domuz
etine dayalı bir beslenme sonucunda, aşırı büyüme hormonuna maruz
kalan insan bünyesi, önce çok fazla kilo toplamakta, sonra da vücut
deformasyona -şekil bozukluklarına- uğramaktadır.
Bunların dışında, domuz etindeki sağlığa zararlı maddelerden biri
de “trişin” parazitidir. İnsan vücuduna girdiğinde doğrudan kalp
kaslarına yerleşerek ölümcül tehlike oluşturan trişin parazitine
domuz etinde sıklıkla rastlanmaktadır. Günümüz teknolojisiyle trişinli
domuzları teknik olarak tespit etmek mümkünse de önceki asırlarda
böyle bir yöntem bilinmiyordu. Bu nedenle, domuz eti yiyen herkes
için trişin parazitini kapma ve ölümle karşı karşıya kalma riski
vardı.
Görüldüğü gibi tüm bu sebepler, Rabbimiz'in domuz etini yasaklanmasının
hikmetlerinden bir kısmıdır. Ayrıca Rabbimiz'in bu emri, her koşulda
sağlığa zararlı etkilerini sürdüren, denetimsiz üretiminde ise ölümcül
bile olabilen domuz etinin yenmesine karşı tam bir korumadır.
20. yüzyıla kadar domuz etinin insan sağlığını doğrudan tehdit
eden zararları olduğundan haberdar olmak mümkün değildi. Bugünkü
tıbbi cihazlarla, biyolojik testlerle somut biçimde ortaya konmuş
bu zarara karşı, daha kimsenin mikrop, bakteri, trişin, hormon,
antikor gibi kavramlardan haberi olmadığı 7. yüzyılda indirilen
Kuran'da kesin önlem alınması da, Kuran'ın üstün ilim sahibi Rabbimiz'in
vahyi olduğunu gösteren mucizelerdendir. Bugün de domuz üretiminde
alınan her türlü önlem ve denetime rağmen, domuz etinin fizyolojik
olarak insan vücuduna uygun bir besin türü olmadığı, insan sağlığına
kesin zararı olan bir et çeşidi olduğu gerçeği değişmemiştir.
|