
İNSANIN SUDAN YARATILIŞI
Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte
bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde
yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah,
dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
(Nur Suresi, 45)
O inkar edenler görmüyorlar mı
ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları
ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar
inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)
Ve insanı bir sudan yaratıp
onu, neseb ve sihriyyet (sahibi) kılan O'dur. Senin Rabbin
güç yetirendir. (Furkan Suresi, 54)
Canlıların ve insanın yaratılışı konusundaki ayetlere
baktığımızda, bu yaratılışların mucizevi şekilde olduğunu açıkça
görürüz. Bu mucizevi yaratılış şekillerinden biri, canlıların sudan
yaratılmasıdır. Pek çok ayette açıkça ifade edilen bu bilgiye insanların
ulaşmaları ise, yüzyıllar sonra mikroskobun icadı ile mümkün olmuştur.
 |
Bilinen
bütün hayat formları yaşamak için suya ihtiyaç duyarlar. Bu
yüzden hayvanlar kurak bölgelerde, metabolizmalarını su kaybından
koruyan, suyun kullanımından maksimum fayda sağlayan mekanizmalara
sahip olarak yaratılmışlardır. Eğer vücutta çeşitli sebeplerle
su kaybı oluşur ve bu eksiklik giderilmezse birkaç gün içinde
ölüm olur. 17. yüzyılın ünlü bilim adamı Jan Baptista van
Helmont da, 1640 yıllarında suyun bitkinin gelişimi için topraktaki
en önemli unsur olduğunu keşfetmiştir. |
Bugün en temel ansiklopedilerde "Su, canlı maddenin
en büyük öğesidir. Canlı organizmaların ağırlığının %50-90'ı sudur"
ifadeleri yer almaktadır. Ayrıca bütün biyoloji kitaplarında bahsi
geçen standart bir hayvan hücresinin sitoplazması (hücrenin temel
maddesi) da %80 sudan oluşur. Sitoplazmanın analiz edilip bilimsel
kayıtlara geçirilmesi, Kuran'ın indirilmesinden yüzyıllar sonra
gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bugün bilim dünyasının kabul ettiği
bu gerçeğin Kuran'ın indirildiği dönemde bilinmesi kuşkusuz ki mümkün
değildi. Ancak buna rağmen insanların keşfinden 14 yüzyıl önce Kuran'da
bu bilgiye dikkat çekilmiştir.
|