
KARALARIN ÇEVRESİNDEN EKSİLMESİ

DEV ATEŞ TOPU
Devasa boyutlarda burgu şeklindeki güneş patlamaları, 60.000o
sıcaklığındaki iyonize olmul helyumla doludur. (SOHO
uydusunun çok yüksek ultraviyole ışında gözlemlediği gibi) |
Onlar görmüyorlar mı ki, gerçekten Biz arza
geliyor ve onu çevresinden eksiltiyoruz... (Rad Suresi, 41)
... Fakat şimdi, Bizim gerçekten yere gelip
onu etrafından eksiltmekte olduğumuzu görmüyorlar mı?... (Enbiya
Suresi, 44)
Dünya Güneş'ten
gelen proton, elektron ve alfa parçacıklarının akınıyla bombardımana
uğrar. Bu solar rüzgarlar (Güneş rüzgarları) atmosferi Dünya'dan
ayıracak kadar güçlüdür. Fakat atmosferin tükenmesi, Dünya'nın şu
anki madde kaybına uğrama oranı ile (saniyede en fazla 3 kg), Güneş'in
toplam ömrünün 5 katı kadar bir süre alacaktır.34
Çünkü Dünya, atmosferindeki manyetosfer tabakasının oluşturduğu
güçlü manyetik alan sayesinde, bu kuvvetli erozyonlardan bir ölçüde
korunmuş olur. Dünya'nın İyonosfer tabakasının üstünden uzayın derinliklerine
doğru dağılan iyon kaybı -oksijen, helyum ve hidrojen-, Dünya'yı
çevreleyen uçsuz bucaksız hava tabakasıyla kıyaslandığında çok küçük
boyutlardadır. Fakat uzaya sürüklenen miktar yine de önemli ölçülerdedir.35
Araştırmacılar Güneş'teki enerji patlamalarının,
Dünya atmosferinin dış tabakasından oksijen ve diğer gazların uzaya
yayılmasına sebep olduğuna dair ilk somut delilleri, NASA'nın uzay
araçları sayesinde elde ettiler. Böylece bilim adamları Dünya'nın
dış katmanlarından madde kaybına uğradığını, ilk defa 24-25 Eylül
1998 tarihlerinde görmüş oldular.36

Yukarıdaki ayetler, bir başka yönden de yeryüzündeki karaların
azalmasına bakabilir.
Günümüzde kutuplardaki buz tabakaları
erimekte ve okyanuslardaki deniz suyu seviyesi yükselmektedir. Artan
su miktarı da daha fazla karayı kaplamaktadır. Deniz kıyıları sular
altında kaldıkça, yeryüzünün toplam yüzölçümü veya kara miktarı
da azalmaktadır.37 Yukarıdaki ayetlerde geçen
"onu çevresinden eksiltiyoruz" ve "etrafından
eksiltmekte olduğumuz" ifadelerinin de, deniz kıyılarının
sularla kaplanmasına işaret ediyor olması muhtemeldir. Yukarıdaki
ayetler, bir başka yönden de yeryüzündeki karaların azalmasına bakabilir.
New York Times gazetesinde bu konu ile ilgili yer alan
bir haber şöyledir:
Geçen yüzyıl boyunca, yeryüzünün ortalama
yüzey ısısı 1 Fahrenheit kadar yükseldi, ısınma oranı da son çeyrek
yüzyılda artış gösterdi. Bu önemli bir miktardır... Önceki uydu
incelemeleri ve deniz altı gözlemlerinde, Kuzey Kutup Bölgesi'nin
ısınma eğilimi gösterdiği, buz kütlelerinin erime olasılığının
da arttığı tespit edilmişti... Manhattan'da bir NASA araştırma
merkezi olan Goddard Uzay Bilimleri Enstitüsü'ndeki bilim adamları,
1950 ve 1960'ların deniz altı verilerini 1990'ların gözlemleri
ile karşılaştırdılar ve Kuzey Kutbu havzasındaki buz tabakasının
%45 oranında inceldiğini ispatladılar. Uydu görüntüleri, bölgeyi
kaplayan buzların boyutlarının geçtiğimiz yıllarda önemli ölçüde
azaldığını göstermektedir.38
|
Bilim
çevrelerinde, dünyanın ekvator çevresindeki şişkinliğinin
artmakta olduğu ifade edilmektedir. |
20. yüzyıl sonlarında elde edilen bulgular, Enbiya Suresi'nin 44.
ve Rad Suresi'nin 41. ayetlerindeki hikmetleri anlamamıza yardımcı
olmuştur.
Allah'ın ayette bildirdiği yeryüzünün çevresinden eksilmesi, Kuran'da
bildirilen bir başka bilimsel gerçeğe daha işaret olarak yorumlanabilir.
Kendi ekseni etrafında dönen Dünya'nın, dönmesinden kaynaklanan
geoit bir şekle sahip olduğu son asırlarda kabul görmüş bir gerçektir.
Yapılan araştırmalarda, dönmeden kaynaklanan kuvvetle Dünya'nın
ekvator çevresi genişlerken, uç noktalardan yani kutuplardan basıklaştığı
ortaya çıkmıştır. Ayrıca Dünya'nın dönme hareketi devam eden bir
süreç olduğu için, bu değişim de halen devam etmektedir. Nitekim
Rad Suresi'nin 41. ayetinde "eksiltiyoruz" olarak
çevrilen "nenkusu" ifadesi, eksiltme eyleminin halen devam etmekte
olduğunu da göstermektedir.
Yerçekimi kuvveti, Dünya gibi gök cisimlerini
küresel şekillerde biçimlendirmiştir. Ancak bu şekil tam bir küre
değildir, kutuplardan hafifçe düzleşmiş ve ekvatordan daha şişkinleşmiş
bir şekildir. NASA'nın verilerine göre, Dünya'nın ekvator yarıçapı
6.378.1 km iken, kutuplardan yarıçapı 6.356.8 km'dir.39
Bu fark yaklaşık 0.3%'lük bir fark oluşturmaktadır.
Dünya'nın şekli ile ilgili bu model ilk olarak 1687'de Isaac Newton
tarafından öne sürülmüştür. Ayetlerde yaklaşık 1400 sene evvel işaret
edilen bu durum, Kuran'ın bir başka bilimsel mucizesidir.

34.http://www.irf.se/press/press_010309eng.html
35. http://science.nasa.gov/newhome/headlines/ast08dec98_1.htm
36. http://science.nasa.gov/newhome/headlines/ast08dec98_1.htm
37. Dr. Mazhar U. Kazi, 130 Evident Miracles
in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, ABD, 1998, s.
115.
38. http://www.planetwaves.net/polar_NYT.html;
New York Times, 19 Aðustos 2000.
39. http://nssdc.gsfc.nasa.gov/planetary/factsheet/earthfact.html
|